Bill Gates 30 milyon dolarini neden Kuzey Kutbunun 1,100 kilometre uzağındaki
Arktik Okyanusu yakınlarındaki Barents Denizindeki bir tohum bankasına yatırdi
Rockefeller Vakfı ve daha sonra da Ford Vakfı ele ele, Birleşik Devletler
Uluslararası Kalkınma Ajansı (USAID) ve CIAnin dış siyaset hedeflerini Yeşil Devrim
aracılığıyla biçimlendirdiler ve desteklediler.
Kıyamet günü tohum deposu destekçilerinin kimliği ;
Bill&Melinda Gates Vakfı; dünyanın en büyük patentlenmiş genetiği değiştirilmiş
(GDO) bitki tohumları ve bunlarla ilgili tarımsal kimyasallarını n sahibi olan ABD
tarımsal ticaret devi DuPont/Pioneer Hi-Bred şirketi; Syngenta Vakfı aracılığıyla,
İsveç kökenli büyük GDOlu tohum ve tarımsal kimyasallar şirketi Syngenta; 1970lerden
bu yana 100 milyon dolardan fazla tohum parasıyla birlikte gen devrimini yaratmış
olan Rockefeller Vakfı; Rockefeller Vakfı tarafından tarımsal değişim yoluyla
genetik saflık elde etme idealini desteklemek üzere yaratılmış olan küresel bir ağ
olan CGIAR, Norveçlilere katılmaktadır. Devamını Oku… »
Bozkurt, Turkish is the national symbol. Since prehistoric periods has been considered sacred by Turkey. Bond’s national symbol of the sacred and the Turks to be counted the most important reason, the Turks come from a lineage of bozkurt So they called in the north of inanmalarıdır.Hun country was a country. Here, the Huns were the same as legitimate the heavens The Turks sat. So they left the country one day Göktürks. In the meantime, an early hero was named Pu Kagan. Kagan’s brother had sixteen Pu’nun. On one of the mother of six brothers was a wolf.
Bozkurt, Türklerin ulusal sembolüdür. Tarih öncesi dönemlerden beri Türklerce kutsal sayılmıştır. Bozkurt’un kutsal sayılmasının ve Türklerin ulusal sembolü olmasının en önemli nedeni, Türklerin bir bozkurtun soyundan geldiklerine inanmalarıdır.Hun Ülkesinin kuzeyinde So adı verilen bir ülke vardı. Burada, Hunlarla aynı soydan olan Gök Türkler otururdu. Bir gün Göktürkler So Ülkesinden ayrıldılar. Bu sırada başlarında Kağan Pu adlı bir yiğit vardı. Kağan Pu’nun on altı kardeşi bulunuyordu. On altı kardeşten birinin annesi bir kurttu. Annesi Göktürklerce en kutsal yaratıklardan biri olarak bilinen ve böyle kabul edilen bir kurt olduğu için delikanlı, rüzgârlara ve yağmura söz geçirir, bu iki kuvveti buyruğu altında tutardı.Bununla beraber, So Ülkesindeki yurtlarından ayrılan Göktürkler düşmanlarının baskınına uğradılar.Bu baskında düşmanlar bütün Gök Türkler’i yok ettikleri gibi on altı kardeşten sadece birisi kurtulabildi.
Kuzey İran’da, Tahran vilayetine doğudan komşu olan Semnan vilayetinin şehirlerinden Germsar kenti yakınındaki Aradan köyünde bir nalbantın oğlu olarak dünyaya gelmiştir1976 yılında ülke genelinde yapılan üniversite giriş sınavında 132′nci olarak İran Bilim ve Teknoloji Üniversitesi’nin inşaat mühendisliği bölümüne girmiştir. Tahran Belediye Başkanlığından önce İran Bilim ve Teknoloji Üniversitesi’nde öğretim üyeliği yapmaktaydı. Tahsilini de bu üniversitede yapmıştır. Profesör unvanı bulunmaktadır.
Cumhurbaşkanlığı seçilmeden önceki dönemde, (3 Mayıs 2003 ile 28 Haziran 2005 arasında) Tahran belediye başkanlığı yapmıştır. Mesleği İnşaat mühendisliğidir. 24 Haziran 2005 İran cumhurbaşkanlığı seçimlerinin ikinci turunda seçilmiş, 3 Ağustos 2005′de ardarda 8 yıllık cumhurbaşkanlığı süresini doldurduğu için makamından çekilen Muhammed Hatemi ‘nin yerine Cumhurbaşkanlığına başlamıştır.
Siyasi güç zeminini İran inşaat sektörünün lobi kuruluşu olan İslami İran İnşaatçılar İttifakı’ndan (Abadgaran) aldığı kabul edilmektedir. Abadgaran, İran cumhurbaşkanlığı seçimlerinin ilk turunda iki aday arasında (Ahmedinecad ve Muhammed Bager Galibaf) bölünmüş, ikinci turda Ahmedinecad’ın arkasında toplanmıştır. Devamını Oku… »
Günlerdir meydanlarda gösteriler yapan ve IMF ve Dünya Bankası’nı protesto eden, eylemlerden sonra Türk polisi taksim meydanîni dolduranlara gaz bombalarıyla saldırdı. Bu sırada Başbakan kongrede yaptığı konuşmada IMF ve Dünya Bankası’nı protesto eden göstericilerin meşruluğunu tanıyarak “onlara kulak vermeliyiz” diyordu. Oysa hükümetin el üstünde tuttuğu İstanbul Valisi ve Emniyet müdürü göstericilere karşı ölçüsüz şiddet kullanmaktan çekinmediler. KESK başkanının basın açıklaması sırasında, göstericiler henüz hiç bir harekette bulunmamışken, hatta Diren İstanbul grubu davullarıyla meydana yeni girmişken polisin gaz bombaları ile tüm Taksim meydanını savaş alanına çevirmesi açıkça tahrik ve provokasyondur. Hâlihazırda kullanılan gaz bombalarının aslında bir kimyasal silah olduğu unutulmamalı ve Türk polisinin elinde keyfi olarak kullanımı sonucu daha çok ölümlere neden olacağı bilinerek bu gazin ve polisin güç kullanımının kısıtlanması gerekmektedir. Diğer halde Türkiye, dikta rejimleri ve polis devletleri ile ayni sınıfta yer alan üçüncü sınıf bir demokrasi olmaktan kurtulmayacaktır.
Sonunda Hükümet, emekliler arasındaki maaş dengesizliğini ortadan kaldırmak için harekete geçti. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Ömer Dinçer, geçmişte aynı primi yatıranların aldıkları emekli maaşları arasında farklılık olduğuna işaret ederek, SGK’nın konuyla ilgili çalışma başlattığını söyledi.
Zaman Gazetesi’nin haberine göre sosyal güvenliğin temelinin, ödenen prime göre maaş alınması olduğunu vurgulayan Dinçer, adaleti sağlamak için yapılacak düzenlemenin maliyetinin çalışma tamamlandıktan sonra ortaya çıkacağını kaydetti. İntibak düzenlemesinin hayata geçirilmesiyle yaklaşık 3 milyon emeklinin maaşında artış olacak.
Emekli aylıklarının bağlanmasıyla ilgili sistemden kaynaklanan problem sebebiyle örneğin tavandan emekli olmuş bir kişi, eski emekli ise aldığı aylık 650 lira civarında. Ancak bir başka kişi yine tavandan prim ödeyip yeni emekli olursa yaklaşık 1.200 lira aylık alıyor.
Türkiye’nin Kopenhag COP-15 İklim Zirvesine Sunulan Ulusal İklim Değişikliği Strateji Belgesi Üzerine
7 – 18 Aralık tarihleri arasında Kopenhag’daki COP15 toplantısında çizgiler sertleşmeye başlarken Türkiye’den Ulusal İklim Değişikliği Strateji Belgesi’nin açıklandığı haberi geldi. Gözümüzden kaçan bir şey olabilir kaygısıyla belgeyi birkaç defa okuduk. Ancak, daha giriş bölümünden itibaren iklim değişikliği konusunun hayatiyetinin kavranamadığı açıkça belli oluyordu. Daha ilk paragrafta küresel ısınmadan doğacak sorunların gelecek nesilleri etkileyeceği belirtiliyordu. Strateji’nin açıklandığı saatlerde COP Genel Kurulu’nda Tuvalu delegasyonu konunun kendileri için bir ölüm kalım meselesi olduğunu vurguluyor ve önerilerinin değerlendirilmemesi durumunda COP-15’in dondurulmasını talep ediyordu. Türkiye’nin Strateji Belgesi ise tabiri caizse, dünyadan bihaber görünüyordu.
Eylemin gerçekleştiği bölge ve eylem dönemi itibarıyla daha çok yasadışı DHKP-C örgütü üzerinde duran güvenlik birimleri dün yeni bilgilere ulaştı. Bölgede grubu olmadığı ifade edilen PKK’nın yaklaşık 20 kişilik bir grubunun ekim ayına kadar bölgede faaliyet yürüttüğü saptandı. Şimdi söz konusu gurubupların bölgede olup olmadığı nedense olaylar olduktan sonra saptanıyor.İlginç olan zaten olay olduğu an adamların orda olduğu ortada açık seçik, fakat karşılığında canlar gidiyor.Nasıl bir istiğbarat anlayışıdır merak etmiyor değilim. Bu olayda Türkiyede her şeyin çabuk unutturulduğu gibi birkaç gün sonra unutturulacak bizlere. Hiç unutmamamız dileği ile ….
Uluslararası üne sahip çalışmalara imza atmış yönetmen ve 3d grafik sanatçısı Erdem Çetinkaya’nın “Altın Oran ve Kabe Mucizesi” adlı keşfini sizlerle paylaşıyorum bu sefer.
Bu paylaşmış olduğum video Kabe mucizesi ve diğer mucizeleri kapsayan “Kutsal Gizemler” isimli eylül ayında vizyona girmesi beklenen belgesel-sinema çalışmasından bir kesittir. Kutsal Mekke şehrinde binlerce yıldır gizli kalmış akıl almaz sırların bilimsel kanıtlarıyla ortaya çıkışına şahit olacağınız, altın oran ve kabe mucizesi gibi daha bir çok keşfin bulunduğu bu önemli belgesel.