Tanseli Yazar arşivi
5
Oca
2009

HANGİ MÜZİK BEYNİ NASIL GELİŞTİRİYOR?

Author    Category Genel     Tags ,     Okunma Sayısı Bu Yazı 290 kere okundu.

1© 2008 – Melik Duyar – Mega Hafıza Ltd.

Hangi müzik beyni nasıl etkiliyor? Müzik, konsantrasyon ve öğrenme arasında bir ilişki var mı? Ders çalışırken, kitap okurken veya bir proje üzerinde çalışırken ne tip müzikler dinlemeliyiz? Konsantrasyon ve öğrenme açısından hangi müzikler bizi negatif, hangi müzikler bizi pozitif etkiliyor? Tüm bu soruların cevabına bakmadan, bence önce müziğin beyin üzerindeki etkilerine bir göz atmak gerekir. Devam Et

31
Ara
2008

Noel Baba ve Nasreddin Hoca’nın Farkları

Author    Category Genel     Tags     Okunma Sayısı Bu Yazı 285 kere okundu.

1. Noel Baba, yılbaşına doğru gündeme gelen bir “dönem” figürüdür… Nasreddin Hoca, yılın her günü yıldızdır !

2. Noel Baba, ‘bütün çocuklara karşılıksız armağan verme’ gibi ütopik, imkansız bir fikrin kolpa kahramanıdır… Nasreddin Hoca, ‘parayı ver düdüğü çal’ dürüstlüğüyle realist ve sahici bir kimsedir.

3. Noel Baba, çam ağaçlarının katliamında başrol oynar… Nasreddin Hoca, sadece bindiği dalı keser, zararı daha ziyade kendinedir.

4. Noel Baba maddecidir, nesneler sayesinde ün yapmıştır… Nasreddin Hoca, paraya çevrilemeyecek bir zenginlik kaynağıdır, ruhu ve zekâyı besler…

5. Noel Baba, geyiklerin çektiği kızakla, üstelik bir de uçarak, itici bir sürrealite içindedir… Nasreddin Hoca, eşeğine ters binerek reel ortamda sürreallik gösterdiği için daha çarpıcıdır…

6. Noel Baba aslen Antalya çıkışlıdır fakat asimile olmuştur,doğum yerini meraklısı bilir… Nasreddin Hoca sonsuza kadar Akşehir’in evlâdıdır…

7. Noel Baba, herhangi bir babalığını göremediğimiz bir “baba”dır… Nasreddin Hoca, hepimizin hocasıdır !

31
Ara
2008

Hıncal Uluç İncilerinden…

Author    Category Genel     Tags     Okunma Sayısı Bu Yazı 272 kere okundu.

Hayat Bankası!.
Bir banka hesabı düşünün, sihirli bir banka hesabı…
Her sabah, 86 bin 400 dolar adınıza yatıyor.
Ve lakin para, ertesi güne devretmiyor, harcayamadığınız sıfırlanıyor.
Ertesi sabah yine 86 bin 400 dolarla başlıyorsunuz. Ne yapardınız?
Son meteliğine kadar harcamak için ne gerekiyorsa değil mi?
Hepimizin böyle bir bankası var. Adına “zaman” diyoruz.
Her sabah bize 86 bin 400 saniye veriyor. Akşam uyuduğunuz anda hesabı sıfırlıyor.
Geriye dönüş yok! En iyi şekilde kullanmak sizin elinizde.
Her şeyin bu kadar savurgan ve düşüncesiz yaşandığı, tüketildiği bir dünyada zamanın kıymetini anlamak açısından…
“Bir yılın değerini” tek ders yüzünden sınıfta kalmış bir öğrenciye sorun.
“Bir ayın değerini” bebeği erken doğmuş bir anneye..
“Bir haftayı” bir haftalık dergi editörüne..
“Bir dakikayı” otobüsü kaçıran yaşlı amcaya..
“Bir saniyeyi” trafik kazasında hayatta kalmış insana..
“Saniyenin binde birini” olimpiyatlarda yüz metre finalinde gümüş madalya kazanmış bir sporcuya sorun..

27
Ara
2008

KADINLAR NEDEN BİLGİSAYARA BENZER

Author    Category Öylesine..     Tags     Okunma Sayısı Bu Yazı 305 kere okundu.

1. İkisi de elektrik almak ister..
2. İkisi de hiçbir şey yapmıyormuş gibi gözükse de arka planda kullanıcıdan habersiz bir çok iş yürütür..
3. İkisinde de ne kadar çok paranız varsa o kadar iyi ‘donanım’lısına sahip olursunuz.
4. İkisinin de durup dururken niye bozulduğunu anlayamazsınız.
5. İkisi de alışkanlık yapar Devam Et

27
Ara
2008

ALTIN ORAN

Author    Category Öylesine..     Tags     Okunma Sayısı Bu Yazı 1.320 kere okundu.

altin-oranAltın orana ilişkin matematik bilgisi ilk kez İ.Ö. 3. Yüzyılda Öklid’in Stoikheia (“Öğeler”) adlı yapıtında “aşıt ve ortalama oran” adıyla kayda geçirilmiştir. Eldeki veriler,bu bilginin geçmişinin aslında Eski Mısır’da İ.Ö. 3000 yılına kadar dayandığını göstermektedir. Grek dünyasına da Pythagoras ve Pythagoras’cular tarafından tanıtıldığı ileri sürülür.
Altın oran, (Fi) sayısı olarak bilinir. Bu sayı, Eski Yunan düşünürleri tarafından bulunmuştur, ancak Fi sayısını kimin tanımladığı kesin olarak belli değildir. Eski Yunan düşünürlerinin bazılarının, Fi sayısının yerine (to) sayısını kullandıkları da bilinmektedir. Devam Et

27
Ara
2008

Hıncal Uluç İncilerinden…

Author    Category Öylesine..     Tags     Okunma Sayısı Bu Yazı 235 kere okundu.

Cep telefonu denen felaket..
Yanımda bir fotoğraf makinesi olmadığına nasıl yandım.. Bu resmi çekmeli köşeme koymalıydım, yanına hiçbir şey yazmadan.. Yazılmasına gerek kalmadan..
İki sevgili.. El ele yürüyorlar.. İkisinin de ellerinde birer telefon.. Hayır!.. Boş ellerinde değil.. El ele yürürken başkaları ile konuşan sevgililer artık vukuatı adiye benim için. Ortaköy’de Ertekin’de otururken, her gün en az böyle on çift geçiyor önümden.. Devam Et

Blog Widget by LinkWithin

Giriş

Facebook

Kategoriler

Arşivler

Takvim

Şubat 2012
Pts Sal Çar Per Cum Cts Paz
« Oca    
 12345
6789101112
13141516171819
20212223242526
272829  

Son YazIlar

Son Yorumlar

En Çok Okunanlar

Etiket Bulutu

Anket

Mobil İşletim Sistemi olarak hangisini tercih ediyorsunuz?

Sonuçları göster

Loading ... Loading ...

Kimler Çevrimiçi

Şuanda 17 ziyaretçi çevrimiçi
1 ziyaretçi, 16 robot, 0 üye
Yapımcısı Ziyaretçi Haritası

Reklam AlanI