1
Ara
2009

Alamut Kalesi

Author    Category Genel     Tags , , ,     Okunma Sayısı Bu Yazı 267 kere okundu.

Alamuttt1-300x206Tarihin ilk suikast ordsunu hazırlayan Hasan Sabbah bu emeline nasıl ulaşmıştı? Bütün bunları ALAMUT kalesinde hayata geçirmişti. O ölüm makinasını bu kalede oluşturdu. Peki ama Hassan Sabbah bu kaleyi ele geçirmeyi nasıl başardı. 

Hasan Sabbah inanışını yaymak için devamlı gezi halindeydi. Hasan Sabbah ALAMUT(”Kartal meseli” anlamına gelir) civarına gelmişti. Alamut kalesini görünce gezginliğinin burda sona ereceğini ve krallığını burada kuracağını bilmişti. Alamut o zamanlarda da daha çok bir köydü. Aileleriyle birlikte yaşayan birkaç asker, birkaç zanaatkar , üç beş çiftçi ve Nizamülmülk tarafından atanan kale komutanından başka kimse yoktu.

Hasan önce bölgenin çocukları olan birkaç adamını gönderdi; bunlar askerlerin arasına karışıp onlara inançlarını  aşıladılarve kendi yanlarına çektiler. Birkaç ay sonra Hasan Sabbah’a haber gönderip zeminin hazır olduğunu ve gelebileceğini bildirdiler. Hasan her zamanki gibi sufi bir derviş kılığında çıkageldi. Kale komutanı veli Hasan’ı kabul etti. Kendisini nasıl memnun edebileceğini sordu.

-Bana kale lazım, dedi Hasan.

Komutan gülümsedi, bu derviş de nüktedan bir adammış, dedi kendi kendine. Ama konuğu hiç gülümsemiyordu.

-Ben burayı devralmaya geldim, kaledeki askerlerin hepsi benim safıma geçti!

Bu konuşma kabul etmek gerek ki, hem inanılmaz hem de hiç işitilmemiş bir şekilde sonuçlandı. Dönemin vakayinamelerini, özellikle doğubilimciler, bir yanlış anlamaya kurban gitmediklerinden emin olmak için metinleri tekrar tekrar okumak zorunda kaldılar.

Şimdi bu sahneyi gözümüzün önünde canlandıralım.

11. yüzyılın sonunda , tam olarak 6 Eylül 1090 tarihindeyiz. Haşşaşinlerin dahi piri Hasan Sabbah, 166 yıl boyunca tarihin en karanlık tarikatına ev sahipliği yapacak olan kaleyi ele geçirmek üzere. Ve orada, kale komutanının karşısında bağdaş kurmuş oturuyor; sesini hiç yükseltmeden bir daha tekrar ediyor.

-Alamut’u teslim almaya geldim.

-Bu kale bana Sultan adına verildi, diye cevapaladı komutan. Burayı almak içn para ödedim ben!

-Kaç para?

-Üç bin altın dinar!

Hasan Sabbah bir kağıt alıp yazıyor üstüne : “Alamut kalesinin bedeli olarak Alevi Mehdi’ye (komutanın adı) üç bin altın dinar ödeyin. Allah bize kafi O en iyi koruyucudur.”

Komutan Damdan şehrine varır varmaz altınlarını hiç beklemeden tahsil etti.

Selçuklu Devleti karışıklık içinde olduğundan bu olayı fazla önemsemedi. Ama ileride Hasan Sabbah  Selçukluların yıkılmasında önemli bir pay sahibi olacaktı.

Hasan Sabbah Alamut’ta daha sonraları sultanları korkularından saraylarındaki  odalarından  çıkmaya bile cesaret edemeyecekleri bir ölüm makinesi meydana getirecekti.

Blog Widget by LinkWithin

Yorum Yapın

Yazıya yorum yapmak için lütfen Giriş yapınız.

Giriş

Facebook

Kategoriler

Arşivler

Takvim

Şubat 2012
Pts Sal Çar Per Cum Cts Paz
« Oca    
 12345
6789101112
13141516171819
20212223242526
272829  

Son YazIlar

Son Yorumlar

En Çok Okunanlar

Etiket Bulutu

Anket

Mobil İşletim Sistemi olarak hangisini tercih ediyorsunuz?

Sonuçları göster

Loading ... Loading ...

Kimler Çevrimiçi

Şuanda 19 ziyaretçi çevrimiçi
2 ziyaretçi, 17 robot, 0 üye
Yapımcısı Ziyaretçi Haritası

Reklam AlanI