Susuz Dudaklarıma Anlattır Seni.
Susuz bir ölüm aldı aklımı
Kimsesiz hüznüm, yüzün…
İster sus, ister konuş
Hırçın, divane, yorgun bir güz’üm…
Ömrümü sebil etmişken zamana
Akreple yelkovan saplandı bağrıma
Düşlerin kara topraklarına sarıldım
Dünyadan usandım da
Mahşerde bile seni kuşandım
Yarım bir sözcüktü dilindeki adım
Sukut ile türkülerde kanadım
Ay düş/tü satırlarıma…
Ve ben yazdıkça tükendim kendimde
Sana çoğalarak
Kendimde azaldım…
Bilsen gözlerim ne zamandır boş… Ve ben hala yazıyorum, seni senden uzakta arayarak…
Her gün yeni baştan seni yazmaya çalışmaktır hayatımın anlamı. Her sabah birbirine aşık harfleri güneşli bir sen’e hazırlamaktır umudu giydirerek. Nice sevdaları kaybetmiş yüreğimle yazdıkça sevmek seni ve sevdikçe yazmak bitimsizce. Ayak izlerinde sürüklenen yaprak misali hayaline çarpıp kendine geri dönen bir alın yazgısına darılmak, an’a sarılmak; sevda yankısı ve belki de bir yürek yangısı gibi hislerine bağlanmak…
Alçak gönüllü yapraklarımla savrularak, her akşam sarmaş dolaş karşılamak mümkün olsaydı seni, bil ki gözlerim hep gülerdi. Senli düşleri döktükçe yanaklarıma, ıslanırdı üşümüşlüğüm… Saçlarımda filizlenen neşeli ve gülümseyen çiçeklerin gölgesinde bana yetecek kadar sen’im olmadı ki hiç benim. Yalnızlığımın cesaretinde iki dudağımın arasında sessiz öpüşlerimi büyütürken, ateşle dolaşırdın bedenimi. Neşeli kelebekler gibi gezerdin çiçekli ovalarımı, meltem kokulu yollarımı ve bereket yüzlü dağlarımı. Göklerin kubbesi gibi hep üzerimdeydi bakışların… Eylül’ü çiçeklere boyadığında meçhul bir şarkıyı giyinip, tenha dudaklarımdan öpüyordun… Biliyordum… Düş/tün… Sadece bir düş…
Ey ömrümün son bahar sevinci,
Gel… Dünyadan uzak bir sevda semtinde mis kokulu güller yetiştirelim yatağımızda. Kan revan olsa da tenimiz, sokul bana ve toprağa. Yaşama başlarken yanımda olamasan da üzülme, bak ölüme doğru giderken yanımdasın işte. Yazdığın ilk cümle olamasam da satırlarında, ne olur son şiirin olmama izin ver.
Anlatmak istiyorum seni, unutulmuş eski bir koy’a, gözyaşlarımla ıslanan kara toprağa ve en çok da sana… Harflerin anlamlarını ulu orta soyup üzerlerinden yalın ve çırılçıplak anlatmak seni. Çekinmeden her cümleye yüklerken sarhoş, orman kokulu anlamları, fazla kaçırmak sevgiyi ve her halükarda sana dönmek tatlı bir baş dönmesiyle. Hayıflanmak, sevginle sevgili olamayışıma ve inadına sevgimle ölümsüzleştirmek seni. Bu sarhoşluğu çok görüp kendime seni yasakladıkça aklımdan çıkaramamak, her sabah yoluma güller seren gözlerini.
Basmakalıp sözcüklerden uzaklaşıp ezberlemek ayak seslerini, belleğime kazımak inadına. Yüreğime emanet ettiğin her şeyi saklamak yosun kokulu kıyılarına. Usanmadan düşünmek seni. Gök kubbeye yakın bir düşte buluşmak aynı ateşten geçerek. Çatısı yıldızlardan penceresi güneşten; bahçesi hatıralarla dolu bir dünya evinde gökleri ayaklarının altına sermek… Uykusuz bir gecenin arifesinde elin elime değerken dudaklarımla karşılamak dudaklarını ve çıplak bir ayazda yorgun yüreğini yüreğime yaslamak… Dinlemek öylece yüreğine hayat olan ayak seslerimdeki tıkırtıları…
Masallarda büyüyen toprağına sadık bir göl gibi imkânsızım denize kavuşan nehirlerine. Yine de saçlarımda büyüyen buğday başaklarının yalnızlığını okşa yaralı ellerinin bereketiyle. Yahut ellerimi al ne olur tenine, benim gözlerimle bak bir kez olsun kendine… Sevdalı duruşlarının penceresinden el salla her sabah sesime. Giyin seven yüreğinin gömleğini, ilikle düğmelerini ellerimle. Sürgülü bekleyişlerimin mandallarını aç, koş gel bahar gibi seni beklediğim şehirlerine…
Ah yar, yorgun ve bezgin yılların rüzgârına kapıldım sürüklenip gidiyorum eksikliğini duyarak… Sensiz yarım kalmışlığımı alıp götürecek ölüm an’ımı bekliyorum. Yalnızlığı hecelerken kolum kanadım kırık… Yokluğunla yaman bir hüzün abanıyor kuru dallarıma –ki adı gurbet. Kimsenin bana el uzatamayacağı kadar uzak bir köşede bekliyorum gelişlerinin gölgesini. Gamlı kirpiklerimin arasında seni görüyor gelip geçen herkes ve yüreğimi okuyup bitimsiz bir sevdayı tanıyorlar. Simsiyah bir gece inerken gözlerime yıldızların arasında boyun eğiyorum kederlere… Uzadıkça uzuyor kara günüm…
Bilmiyorlar…
Yer, gök neden siyah…
Ve sen en sevgili,
Bakma öyle gözlerini süzerek
Üzerek sözlerini uzak durma ellerime
Islak saçlarımın hüznünü çözerek
Düş/e kalka susma küserek
Karanlık sulara bak göremedikçe beni
Mavileştirme sakın duyamadıkça ak
Kaybettiklerim/iz…
Yüreğimde saklı “biz”
Dilinde cümle alemin
Dokunduğumda kanarsa kalemin
Yoksa…
Yoksa sende mi beni suçlayacaksın?
Uyan sevdalı uykulardan, uyan
Uyan da son kez gözlerime bak…
Giriş
Kategoriler
Arşivler
Takvim
Son YazIlar
- Mevlit Kandiliniz Mübarek Olsun
- Dünyanın en karanlık kahramanı yeniden sürüyor : HAYALET SÜRÜCÜ 2 İNTİKAM ATEŞİ
- Ya Ben İstanbul’u Alacağım, Ya İstanbul Beni ! : FETİH 1453
- Lost’un yaratıcısı J.J. Abrams’tan yeni dizi :ALCATRAZ
- Gurbetçi Rocky’nin komik hikayesi: BERLİN KAPLANI
- Uluslararası Çok Satan Üçlemeden :EJDERHA DÖVMELİ KIZ
- Hoşgeldin 2012
- Geri sayım başlasın ! : YILBAŞI GECESİ
- Plansız.Desteksiz.Seçimsiz :GÖREVİMİZ TEHLİKE 4
- Akıllı ve karizmatik dedektif Sherlock Holmes, en büyük düşmanı Profesör Moriarty’e karşı : Sherlock Holmes: Gölge Oyunları
Son Yorumlar
- Lost’un yaratıcısı J.J. Abrams’tan yeni dizi :ALCATRAZ için Güray
- Aşkın klişelerine karşı alaycı bir tavır takınmak,sizi gerçek aşka karşı kör mü yapar?: ARKADAŞTAN ÖTE için genceaydin
- Windows 7 Kurulum Sorunu (Çözümü) için Güray
- Windows 7 Kurulum Sorunu (Çözümü) için expert_-_man
- Müzik dinlemenin en hızlı ve en kolay yolu myFizy.com için Güray
- 64 bit İşletim Sisteminde 32 bitlik dll ve ocx Dosyalarını .Net’le(Dotnet) import Etme Sorununun Çözümü için Umut Sinan Şirin
- 64 bit İşletim Sisteminde 32 bitlik dll ve ocx Dosyalarını .Net’le(Dotnet) import Etme Sorununun Çözümü için gurultu12
- 64 bit İşletim Sisteminde 32 bitlik dll ve ocx Dosyalarını .Net’le(Dotnet) import Etme Sorununun Çözümü için Umut Sinan Şirin
- 64 bit İşletim Sisteminde 32 bitlik dll ve ocx Dosyalarını .Net’le(Dotnet) import Etme Sorununun Çözümü için gurultu12
- İhanet Noktası (Dan Brown) için pesimist
En Çok Okunanlar
- Eset Nod32 Antivirüs ekrn.exe Sorunu (Çözümü) - 20.887 kere okundu.
- Windows 7 Kurulum Sorunu (Çözümü) - 15.524 kere okundu.
- Skyfire 4.3.2.1_3001 Hatası (Symbian ve Windows Mobile Çözümü) - 13.081 kere okundu.
- Nokia 5800 Temaları - 11.865 kere okundu.
- Golden Retriever - 11.347 kere okundu.
- Kilyos - 9.623 kere okundu.
- Şemsiye Tarihçesi - 8.583 kere okundu.
- “o” an fotoğrafları - 7.273 kere okundu.
- Prag - 6.751 kere okundu.
- Nokia 5800 Programlar 1 - 5.861 kere okundu.
- IPhone 2 Çıktı ve Satışta.. - 5.169 kere okundu.
- Barış Manço - 4.935 kere okundu.
- Sigarayı İlk Kim Keşfetti? - 4.925 kere okundu.
- BİSİKLET - 4.586 kere okundu.
- Windows XP’nin Ölüm Tarihi Uzatıldı - 4.323 kere okundu.
Etiket Bulutu
WP Cumulus Flash tag cloud by Roy Tanck and Luke Morton requires Flash Player 9 or better.


Bu Yazı 222 kere okundu.